Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz

Bir "Hayalim" ve bir "Çözüm Önerim" var!..

1 Temmuz 2018 Pazar 00:04:10
1170 kez okundu.

Acısı yürekleri dağlayan Marmara Depreminden sonra (1999), düşüncelere dalardım. Kafam, ‘ben de ülkem için ne yapa bilirim? ‘ sorusu ile meşguldü.

İnsan bildikleriyle faydalı olabilir topluma ve ülkesine.

Belki de bütün bir Acuna.

Meslek hayatıma, Beton Harmanı içinde yoğrulmaya, 1998 de memleketim Trabzon’da başlamıştım.

Hemen akabinde o Marmara depremi. Televizyon ekranlarından beton yığınları altında kalan acıları, çok derinden hissetmiştim.

O gün, BETON konusunu mesleğimin ve hayatımın öncelikleri arasına koydum.

Şimdi, yirmi yılı devirmişiz.

Gel zaman, git zaman bilgilerimizi geliştirdik, harmanlayıp durduk.

 

2011 yılında kendi iç dünyamın baş köşesine koyduğum bu hedefin, yani fikirimin, tüm detayları oluşmaya başlamıştı. Ankara da yaşıyordum o dönem.

Ürettiğim projemi, konusunda deneyimli üstatlarla paylaşıyor ve olumlu izlenimler alıyordum. Bu durum, projeyi daha da yukarılara taşımam için güç veriyordu.

Öyle de yaptım. Çünkü, özgüvenim taa on bir yıl öncesine dayanıyordu.

Ülkem adına bir şeyler yapacaktım.

Ülkemin çocuklarını beton yığınları arasında bırakmayacaktım.

İşte bu projemin ana konusu şöyle ki ;

‘’Depremde, beton kalitesizliğinin ortadan kaldırılması’’ üzerineydi.

İlk köşe yazımda da vurguladığım, “Şans bazen, Kalite her zaman GÜLDÜRÜR” sloganım, o günlerde fikrimi aydınlatan yıldızımdı.

 

Neyse, bu kadar uzattığın yeter. Bu fikrini ne yaptın, hayata geçirebildin mi? Gibi sorularınızı duyar gibiyim.

Cevap veriyorum.

Koca bir HAYIR.!

 

Başlattığımız girişim malum 17/25 Aralık sendromu ülke öncelikleri sıralamasında, projemin en aşağılara düşmesine sebebiyet verdi. İlgili bürokratlar değişti. İşim nedeniyle, ben de Ankara’dan uzaklaşmak zorunda kaldım.

Oysa dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı, hemşerim Sayın Erdoğan BAYRAKTAR , müsteşarına bu proje için ‘’DEVRİM’’ tanımlaması yapmıştı. Nasıl gururlanmıştım. Olacak bu iş demiştim içimden.

Olmadı, olamadı!..

‘’Her şer ’de bir hayır vardır, bilemezsiniz diyen Rabbim sabretmemi istiyor‘’diye düşündüm.

Şer’ de ki hayır dönüş yapmaya başladı.

Projenin, ülkeme kazandıracağı ekonomi boyutunu da şekillendirip, ilave etmiş oldum.

Özetle ;

Deprem uzmanlarının söylediği gibi ;

DEPREM DEĞİL, ‘’KALİTESİZ YAPILAR’’ NEDEN OLUYOR, CAN KAYIPLARINA.

Son derece doğru bir tespit.

Naçizane, beton imalatına, yıllarını veren biri olarak, altına imzamı atarım.

Projemiz hayata geçerse, kurulacak sistem ile Beton ve Beton elemanları üreten her tesis, üretime start verdiği andan itibaren ;

  • Kurulacak sistem tarafından, beton üertimi adım adım takip edilecek. Nihai ürün olan Betonun tüm aşamaları 90 günlük süreye kadar, denetim altında tutulacak. 
  • Betonun tüm bileşenlerinin (ürün öncesi) hammadde bileşenlerinin kalite kontrol deneyleri, sistem tarafından gözetim altında olacak, standartlara uygunluğu kontrol edilebilecek. 
  • Hammadde tedarik firmaları da bu sistemle kalite seviyelerini yükseltmek zorunda kalacak. 
  • Betonun üretilmesinden taşınmasına, kaliteye (bilinçli veya bilinçsiz) ‘’olumsuz’’ etki edebilecek tüm unsurların anlık tespitinin sağlanmasına katkı sağlayacak.
  • Firmalar arasındaki mevcut sistemin HAKSIZ RAKABET açıkları (özellikle KDV’siz satışlar) tamamen ortadan kalkacak. 
  • Betonun üretimi ve taşınmasından kaynaklı ÇEVRESEL ZARARLARIN TESPİTİ, sistem sayesinde ihtilafsız olarak sağlanacaktır.

EN ÖNEMLİ KAZANÇ !..

İNSANIMIZ, GÜVENLİ YAPILARDA GÜVENLİ YAŞAM KALİTESİNE ULAŞACAK.

Yıllık 120 milyon M3 beton üretiminin yapıldığı ülkemizde, bu sistemin ekonomiye HATIRI SAYILIR katkısı 5TL/m3 den az olmayacaktır.

Yani 5*120 / 600 MİLYON TL.

Adını ‘’TrOf Beton Sistemleri‘’ koyduğum bu sitem aslında, betonun kalitesizliğine etki edebilecek tüm unsurların takibini anlık yapabilecek. OTOMASYON VE ONLİNE takip sistemiyle desteklenen yazılım programıdır .

Pilot bölgeler seçip, kurulacak olan sitemin uygulanabilirliği ve eksiklerinin giderilmesi en fazla bir yıl, tüm ülke genelinde sağlıklı olarak kurulması ve verim alınması maksimum 3 yıl öngörülmüştür.

 

Şimdi soru şu !

Son deprem üzerinden yaklaşık 20 yıl geçti. Bu konuda alınan mesafe nedir?

Ben söyleyeyim. Üreten de, satın alan da, denetim yapanda ŞİKAYETÇİ. ( Pardon! DEPREMİ UNUTUP, PARAYI HAFIZASINDAN ÇIKARMAYANLAR HARİÇ! )

Sektörün içerinde olduğum için biliyorum, sektöre dair 20 arpa boyu yol alınmamıştır.

Tabi ki bence.. Pansuman çözümlerden öteye gidilmediği kanısındayım.

Bu da benim eleştiri hakkım.

Maksadım suçlamak değil..

 

Eeee , sonuç ne oldu? diye sorarsanız...

Düşünce yığınları arasında beklemekte ve ‘’SESİMİ DUYAN VAR MIII?” diye seslenmekteyim.

 

Selam ve saygılarımla..

30.06.2018-2

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.