Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Metehan CEYLAN

Metehan CEYLAN

Kıymetli okuyucularımız... Ülkemizin çok önemli bir sınav verdiği “24 Haziran Seçimleri”ni de geride bıraktık. Sayılı gün çabuk geçer. Sanki daha dün alınmıştı erken seçim kararı. Ama bu gün en önemli seçim geride kaldı. Tabii ki Rabbimizin izni ve milletimizin eşsiz feraseti ile...

Millet “Devam” dedi. Ama dersini de verdi !..

26 Haziran 2018 Salı 01:15:20
1285 kez okundu.

Kıymetli okuyucularımız... Ülkemizin çok önemli bir sınav verdiği “ 24 Haziran Seçimleri ”ni de geride bıraktık. Sayılı gün çabuk geçer. Sanki daha dün alınmıştı erken seçim kararı. Ama bu gün en önemli seçim geride kaldı. Tabii ki Rabbimizin izni ve milletimizin eşsiz feraseti ile...

Çevreme, ülkemizin tarihinde belki de gelmiş geçmiş en önemli seçim, “ 24 Haziran Seçimleri ” olacak diyordum. Gerçi sadece ben dememişim; ama gerçekten çok büyük bir geçitten geçtik. Bu sonuç tüm dünyaya örnek olacak. Zaten dünyanın bir çok yerinden sesler gelmeye başladı. Bu millet, gerekli dersi sadece “ Zillet İttifakı ”na değil tüm dünyaya verdi. Yakın tarihte daha da yankılanmaya başlar diye tahmin ediyorum.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferi ile sonuçlanan seçim sonrası, ( MHP’nin katkısı da çok büyük onu es geçemeyeceğim ) millet sokaklara, Reis’in yolunun geçtiği tahmin edilen yollara döküldüler. Sevgi seli karşısında defaatle arabasından inen Cumhurbaşkanımız milletimizi selamladı, kucakladı. Birkaç kez program değişmesine rağmen, gecenin ilerleyen saatlerinde, AK Parti genel merkezinde bekleyen 10 binlerce dava arkadaşını kırmadı ve geleneksel balkon konuşmasını, gece 02:.. sularında gerçekleştirdi.

Evet, 81 milyonu kucaklayan bir konuşma yaptı. Dünyaya mesajlar verdi. Fakat benim bu yazımda biraz bahsetmek istediğim mesajı ise, “Seçim sonuçlarından dersimizi de çıkaracağız.” demesi oldu. Bende katılıyorum ki meclise milletvekili çoğunluğu ile girememek, milletimizin AK Parti’ye verdiği bir ders oldu. Bu neticeden çıkan bütün manaları belirlemek gerekir. Tek tek bu nedenlerin üzerine giderek, çözümle sonuçlandırmak gerek.

Küskünler mi var?

Barışmak, barıştırmak gerek!..

Metal yorgunluğun dışında şımaran bürokratların üzerine mi gitmek gerek?

Tabii ki de bu şımarıklığa dur demek gerek. Çünkü millet bunları her daim hissediyor. “ Kazandık ” diyorlar; ama bu kısa zamanda kimin sayesinde kazanılıyor. Bu millet Erdoğan aşığı, kimse kendine pay biçmesin.

“Cumhurbaşkanımızın” aslında artık “Başkanımızın” demek lazım...

Başkanımızın gecesini gündüzüne katarak, günde 3-4 saat uykuyla, oruçlu oruçlu, tüm detayları kendi sesiyle, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan milletine anlatması, yaşına rağmen yorgunluk ne bilmeksizin sevdasını aktarmaya, göstermeye çalışması, belediye başkanlığı döneminden bu zaman kadar hayallerini gerçekleştirmesi, icraatlarını sıralaması, yeni projelerle vizyon belirlemesi ve daha neler neler... Millet bunları görmüyor mu? Elbette ki görüyor.

Ben buna “ Erdoğan ve Millet Sevdası ” diyorum... Dillere, diyarlara destan olan bu sevda sayesinde yine ve yeni bir başarıya ulaşıldı. Ne bazı vekiller ne de bazı şımarık bürokratlar bu başarı da kendisine pay biçmesin.

İşte milletin dediği şudur ki; bu rüzgar sayesinde payelenenlerin, millete yansıttığı şımarıklığa dur demenin vakti geldi. Makamdan kişilik alanlara değil, makamı liyakatla dolduracak olanlara ihtiyaç var. Sanırım milletimizin hissettiği ve anlatmaya çalıştığı da budur.

Bir de “ At izi İt izine karışmıştı... ” Millet bunu da görüyor... Ama bu konuya sonra değineceğim...

 

Sağlıcakla kalın... 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.