Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz

Rus’u, Yunan’ı Müdahaleye Çağıranlar

2 Mayıs 2018 Çarşamba 18:38:50
800 kez okundu.

Önce ABD Başkan Yardımcısı Biden geldi, ona çıktılar. Devletin Güneydoğu’da sivilleri öldürdüğünü söyleyerek şikayet ettiler. PKK’lılar ölüyor deseler alacakları cevap belliydi, onun için siviller üzerinden PKK’yı sıkıştığı köşeden kurtarmaya çalıştılar.

Ardından, hızlarını alamayıp Avrupa’ya gittiler. AB temsilcilerine sivil katliamı yapılıyor diyerek Türkiye’ye müdahale talebinde bulundular. Bu ülkenin askerinden, polisinden rahatsızlık duyarken AB ülkelerinin askerinden rahatsızlık duymadıklarını ihsas ettiler.

Şimdi bunların yenilir yutulur tarafı var mı?

Bu ülkenin meclisinde oturacaksınız, en yüksek düzeyde maaş alacak, her yerde ayrıcalıklı muamele göreceksiniz, sonra da küfranı nimet edip ülkenize müdahale edilmesini isteyeceksiniz.

Bunun adı siyaseti terörün, kanın, gözyaşının emrine vermektir.

Eskilerin ifadesiyle hıyaneti vataniyedir.

Geçen gün Orhan Miroğlu bir TV programında açıkladı, HDP’li vekiller ile bazı CHP’li vekiller Biden’e yeni anayasada Kürtlere statü verilmesi ile bu problemin çözülebileceğini söylemişler. Statü demek anayasanın iki milletli hale getirilmesi ve her topluluğun egemenlik hak ve alanının anayasal çerçeveye alınması demek. Yani baklava tepsisi gibi ülkeyi ortadan ikiye bölelim demek.

Bir ülke ancak savaş kaybedince parçalanır, HDP parçalanın diyor. Bazı aklı evveller de HDP Türkiyelileşecek diye aylarca PKK’nın davulunu çaldılar. Kırk yıllık Kani’nin değişmeyeceğini anlayamadılar. Hala da anlayamayan büyük bir çevre var.

İki haftadır Diyarbakır’a gidip sivil toplum örgütleri ile buluşuyor, onları dinliyorum. HDP’yi, PKK’yı onların türevi olan dermek ve STK’ları dinleyerek bu problem çözülmez. Çünkü hepsinin hedefi aynı; Türkiye’den bir PKK devleti için toprak koparmak. Ancak yıllardır dışlanan dinlenmeyen ötekileştirilen sivil toplum örgütlerini dinleyince başka ve daha güçlü bir Güneydoğu’nun olduğunu görüyorsunuz. İnsanlar öz yönetim, bölünme, PKK’nın güdümüne girmek istemiyor, huzur, barış, kardeşlik, güvenlik, aş ve ekmek istiyor. Bölge insanının kucaklanmasını, sahiplenilmesini istiyor. Bireysel alanda demokratikleşmenin devam etmesini istiyor. Çözüm süreci boyunca gösterilen toleransı, sabrı, PKK’nın nasıl istismar ettiğini herkes görüyor. Büyük bir çoğunluk asker-polis gitmesin yanımızda olsun, güvenliğimizi sağlasın bizi bu çapulcuların insafına bırakmasın diyor. Nitekim, PKK devrimci halk savaşı başlattığından beri HDP eriyor. Yarın seçim olsa HDP’nin alacağı oy yüzde 6-7. Akıllı, planlı, toplumsal hassasiyetleri dikkate alan bir politika ile HDP yüzde 4’lere oturup kalır. Ülkesine Rus’u, Yunan’ı, Alman’ı çağıracak kadar yabancılaşanların bu ülke insanının gönül coğrafyasında yeri yoktur. Türkiye er geç PKK’yı da HDP’yi de kusacaktır. Güneydoğu insanını bu çapul örgütünden kurtarmak hepimizin üzerine borçtur. Terörün en büyük mağduru bu bölgede yaşayan insanlardır. İktidarımız kan dökülmesin diye bazı şeyleri görmezden geldi, bunlar yatıp kalkıp devlete kumpas kurdular. Üç beş bin silahlı militan ile bu ülkeye diz çöktüreceklerini sandılar. Şimdi de kapı kapı dolaşıp örgütümüzü kurtarın diye yalvarıyorlar. Kürt kökenli kardeşlerimiz başımızın tacıdır ama o örgüt hangi kapıya sığınırsa sığınsın yok olmaktan kurtulamayacaktır.

Gazetevahdet

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.