Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz

Afrin Durağına Giderken

28 Ocak 2018 Pazar 22:01:20
70 kez okundu.

Ve nihayet beklenen, yedi düvele göstere göstere, "Türkler Geliyor" diye diye duyurduğumuz harekat başladı ve çok şükür ordumuza inancımızla bu yalnızca bir başka adımımız diyeceğimiz sürece Fırat'ın ardından devam ediyoruz.

Bizler konuşalım konuşmasına da; biliyorum ki büyüklerimiz bizden önce söyleyeceklerimin hepsini hesap etmişlerdir. Zira sakalının bir telinin dahi sırrını bilmesinden çekinen bir ceddin evlatları, dünyaya haykırarak savaşa gidiyorsa vardır bildiği mutlak. Bize düşen; hep tekrar ettiğim şekilde liderin arkasından gitmektir. Çünkü liderinin ardından gitmemiş milletlerin hali gözümüzün önündedir.

Bakmayın siz; demokrasi getiriyoruz diyenlere, bakmayın siz insan hakları diyenlere; yalnızca bildiğinizi ve inandığınız yolda yürüyün "milletçe". 

Bir millet öyle de yürüyor. Bizler şu anda bu tarihi anları yaşıyoruz.

Gelelim başka açılardan değerlendirmeler yapmaya çalışalım. 

1- Afrin harekatının ve peşinden gelecek olan Münbiç ve Doğu Fırat harekatlarının nedenlerini, harekat sırasında ordumuzun ne kadar hassas davrandığını bizler gayet iyi biliyoruz. Medya da, taraflı, "tarafsız" (şu dönemde tarafsız olunmaz ya) tüm gruplar da bunu görüyor. Mutlak bu hedef ve hassasiyet mesajları gitmesi gereken esas yerlere de ulaşıyordur. Ancak gönlüm ister ki; dünya kamuoyuna da bunu daha başarılı bir şekilde anlatalım. Bizler biliyoruz PKK, PYD, Fetö vbz örgütlerin arkasındaki devletleri hem de çok iyi. Peki ya o devletlerin halklarına bunları bir şekilde duyurmamız da gerekmez mi? 

Dünyaya "Biz ayaktayız" diye haykırırken meydanlarda, bunu dünya medyasında da duyurmamız gerekmez mi? Dünya kamuoyu oluşturmak için bunu iyi anlatmamız gerektiği inancındayım. Kendi silahları ile bu şer cephelerini vurmalıyız. 

2. Bu harekatta ilerledikçe de görüldüğü için bizim için hazırlanmış bir sahneyi andırıyor. Buna dikkatinizi çekmek isterim. Zira bakıyorsunuz savunma denilen hatlarda bunu görebilmemiz gayet mümkün. Ordumuzun bu bölgeye girişine uzun zamandır hazırlıklılar. Bunun pek de bizim haykırışlarımız ile alakalı da olduğunu da şu safha için düşünmüyorum.

Amaç sanki; Türk milletinin, ordusunun, ekonomisinin, ordusunun ve hükümetinin gücünü test etmek, Kapasitesini ve tepkisini ölçmek. Rakibinizin refleksini ve güç yapısını tartmak istersiniz. İşte bu harekat ile bunu görmek isteyen odaklar var. Bizimde belki de bağıra bağıra gitmemizin nedeni bunu göstererek; düşmana korku, dosta güven inancı ile vermek belki de. 

3. Hiç konusu olmayan, sesi soluğu çıkmayan bir yere bakalım (ki bunu derken birçoğunuzun aklına geldiğini tahmin ediyorum) bir ülkeyi hatırlamamız gerekiyor. İsrail. Hatırlayalım; Barzani'nin fiyasko denemesinde sokaklarda sallanan İsrail bayraklarını. İsrail; Ortadoğu satranç masasının hep yancı pozisyonundaki kişisidir. İsrail'in projeleri kısa vadeli değildir. Her daim uzun ve milimetrik hesaplamalar ile ileriye oynar. Bir düşünelim; kurulmaya çalışılan terör koridoru kime güvenlik sağlayacaktır? Kime tehdit sağlayacaktır? Hangi ülkelerin yapısını bozacaktır?

4. İşte burada son madde başlıyor. Ortadoğu haritasında; birçok badire yaşasa dahi tüm müdahalelere yüzlerce yıllık devlet yapısı ile ayakta durabilen iki ülke bulunmaktadır. Türkiye ve İran. Hatırlayalım; birkaç hafta önce de İran'da ciddi bir ayaklanma meydana geldi. Bazı medya organlarına göre de küçük bir ayaklanma idi. Olaylar hemen bastırıldı ve bizde sonrasına pek odaklanmadık medya olarak. Tüm dünyaya rağmen istikrarlı olan bu iki ülke sadece. Zira Ortadoğu'da nereye ulaşmak isterseniz mutlaka bu iki aktörü bulursunuz. Yalnız onları devre dışı bırakabilirseniz Ortadoğu'da efendi olabilirsiniz.

Bu topraklarda yaşayan uluslar olarak; ülke çıkarlarımız yanında; bölge çıkarlarımızı da beraber istikrar üzerine inşa etmemiz gerekiyor. Aksi halde binlerce kilometreden iştahlı çakallara sahalar açarız. 

Belirttiğim gibi tarihi dönemlerin içerisinden geçiyoruz. Bize düşen her daim millet olarak bütün hareket etmemiz. Tıpkı (belirtmeden olmaz) Kilis'te ve Hatay'da Mehmetçiklerimize aş götüren analarımızın hala varolduğu gibi yüzlerce yıllık Vatan aşkını taşımamız gerek.

Bunu neredeyse yüzyıl sonra "zaman kötü" "hain dolu memlekette" derken görüyor olmak ne güzel bir onurdur.

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.