Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Şahmettin KAYA

Şahmettin KAYA

Bizim ağzımızdan çıkan sözümüz ahlakımızdır. Güzel kelimelerimiz cümleler oluşturarak konuşma ve yazı dilimize ahenk ve mana katar. Şefkati, sevgiyi, aşkı, hüzün ve sevinci, hakkı, adaleti, kötülüklere karşı mücadele etmeyi hep bu güzel söz diziminde ortaya koyar ve davranışa geçiririz. Bu halde olunca da hem kendimiz ve hem de çevremizi mutlu ederiz.

SÖZÜMÜZ AHLAKIMIZDIR

28 Şubat 2021 Pazar 22:53:07
137 kez okundu.

Kelimelerin güzelliği aynı zamanda bizim gönül güzelliğimizi de ortaya çıkarır. Güller gibidir. Kendi köklerinden doğar. Geleceğe köprü kuran, dünyamıza renk katan, nazik, naif estetik ruh halimizi yansıtır. Söz bu incelikle kıymet kazanır, Her şeyin inceldiği yerden kırıldığı bir yapıda, beşerin kabalıktan kırıldığını da bilir. Dil söz seçimini ona göre yapar. “Demir topraktandır. Ancak kılıç işlenerek ondan elde edilir. Demiri döven, suyunu veren, onu işleyen demirci suyunu az verirse demiri eğer, çok verirse kırar. Sözün damıtıldığı ocak dil, ustası kalptir.”Kalpten yansıyanlar dil ile ortaya çıkar.”

Kelimeler canlıdır. İnsanın içinde nasıl yaşarsa hayatın ortasında da aynı şekilde kendini bulur. Kelimenin de bir mayası var. Güçlü bir kelime yazıyı ve şiiri taşıyan sütunlar gibidir. Hayatı da temelinden kavrar, onu büyük bir mana ile yeniden kurar.“Bu âlemde bir kabalık, bir de incelik vardır. Kaba ve kesif olan elimize ayağımıza takılır, yolumuzu tıkar; ince ve latif olan, her an her yerde akar. Aşkla söylenen, derin bir etki bırakır. Âşıktan sadır olan söz yakar. Söz bahsinde, ‘söz’ü Yunus Emre’ye bırakmalı: “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için/Dost’un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim.”

Yaşanılan her anın ve her zamanın bir ruhu, bir de dili vardır. O dil söylenen kelime de kendini bulur. Kelime özüne aykırı söylenirse iyot gibi orta da kalır. Her çağ kendine özgü tefekkürü zorunlu kılar. Tefekkür ise kelimeler aracılığı ile doğar. “Kelimelerin hayatı fikirlerin hayatından ayrı görülemez.” Kelime de düşünce de bakım ister. Söze hayatiyet veremeyen, tefekkürden uzak durur. Kelimeler ruhumuzun yansıyanı. Bedenimizin kilit kapısıdır. Ağızdan çıkar geri dönüşü olmaz. Konuşanın karakteridir. Dinleyende aksı seda bırakır. Kelimeler bazen yaraya merhem, bazen panzehir ve bazen de baş belası olur. Ondan deriz ki kişi sözüyle hem haldir. Değişmeyen, değiştirilemeyecek değerlerimiz vardır. Zamanın çağın ruhuyla hareket eder.

“El-hamdu l’illahi Rabb’il-âlemîn” ayetinin manası hiç değişmedi. Kıyamete kadar da değişmeyecektir. Çağın ruhuyla ayetin buluştuğu yer neresidir? Zamanın ruhuyla kavranamazsa ayet, mana daralır ve daha da geriye düşer. O ayetten insanlar beş yüz sene önce de etkileniyorlardı, heyecan duyuyorlardı. Aşk veriyordu, zihni parlaklık veriyordu ve insanlar o ayeti bir kavrayış olarak daha ileriye taşımanın telaşı içindeydiler. Önemli olan bugünün diliyle, bugünün heyecanıyla o ayetle muhatap olup olmadığımızdır. İşte insanın sözüyle Hakk’ın sözünün buluştuğu yer. Sözün özü, sözün sözü doğurduğu, sözün bizi getirdiği yer. İşte buradadır.

Gerçekçi olmak ve gerçeğe bağlanmak tüm zamanları içine alır. Hayatımız inancımız ve yaşama sevincimizdir. İnancımız da Allah’ın kelimelerinden ayrı değil. Ayrı düştüğü zaman bir yokluk içinde var gibi oluruz. Dünyada kurduğumuz dil ile zorlukları aşar, hayat nizamımızı kurarız. İnsan, dil ile hem ikrar, hem de inkârcı da olabilir. Ama biz Allah muhafaza der ve ikrarcı oluruz. Muhabbetin dili, sözü, kelamı hakikatin kapısını bizlere aralar. Bizim hayatımız özgürlüğümüz ile yol bulur. Söz ırmağı içinde akan ırmağımız bizi; ‘söz’ ile ‘kalbimiz’ arasındaki mesafeyi kaldırarak hedefimize ulaştırır.

Minnetimiz yoktur dar-ı feleğe, Gönül eriyiz dünya gerekmez, Bağlanmışız gaibin efendisine, Ummana girene yüzme gerekmez. Ş.Kaya

Not: Dünya gerekmez mecazı anlamdadır. Dünya ahretin tarlasıdır. Yaşadıklarımız ile kaimiz.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.