Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Hüseyin KAYA

Hüseyin KAYA

Bir ana çıkıp yüreğinden gelen bir sesle duyuruyor bize Diyarbekir’den. Bir polisimiz hatırlatıyor toprağı serinleten son nefesiyle.

Ortak masalı oluşturmalıyız

13 Eylül 2019 Cuma 16:17:33
819 kez okundu.

Bir ana çıkıp yüreğinden gelen bir sesle duyuruyor bize Diyarbekir’den. Bir polisimiz hatırlatıyor toprağı serinleten son nefesiyle.

Kim ki, bu dünyadan göçüp gitmiştir.

Ve iyi hatırlanmaktan başka bir şey geriye bırakmadan.

Yalan söylemeden

Öldürmeden, çalmadan ve kalp kırmadan

ve ihanet etmeden satmadan kişiliğini ve dahi topraklarını

tebessümünü esirgemeden ağaçtan, böcekten

ve gayretten geri durmadan

bir de düşmanına imrenme duygusu bırakarak.

en önemlisi de incitmeden hiç bir canlıyı

ve toprak en güzel uyumla kabul etmiş ise cesedini

işte masalı başlatan o meşhur cümle

“BİR VARMIŞ” dediğimiz onlardır ve hep var olmaya devam edeceklerdir.

Yeryüzü insanın evidir.

Her insan tanrının bir başka sureti.

Bir hengame var bir oluş sürekli.

İyilik kurtaracak insanlığı ve ölçüsü vicdanımızdır.

Adalet iyiliğin ergen halidir devlet diye dolaşır aramızda.

Kul hakkı suyun yanmasıdır bırakmaz yapışır sonsuza dek boğazımıza.

Sırat dediğin yer adam gibi yürüdüğün yerdir.

Şimdi anlamak gerek bütün bu işler kısa bir ömürdür.

Yani bir bakmışsın “BİR YOKMUŞ’uz.

Evvel zaman içinde görüyoruz ki ve kalbur saman içinde biliyoruz ki,

Zaman kötülerin efendisi iyilerin kölesidir.

Her gün bütün ihtişamıyla ısıtan ve ışıtan güneş doğuyor memleketimiz üzerine ve her gün karşılıyoruz azgın hırslarla ve vazgeçilmez konumlarla.

Tutarsız didişmelerle ve zaferi olmayan boğuşmalarla.

Biriktirdiğimiz haksızlıklarla ve işe yaramaz mallarla şahsiyetimizi çalıyoruz.

Sonumuza(ahiret demek)utanç ve trajik bir sahne tasarlıyoruz sorumsuz hallerimizle.

Komşuluk kalkmış aradan devletler yaşamak için güvenli bölge oluşturmanın peşinde.

Yeryüzü insansız bölgelere mecbur. Oysa insansız yeryüzü  ziynetsizdir. Üzgündür ve isyan halidir.

Depremlere, kasırgalara  kuraklığa afetlere gebe.

Savaşımız, “asla savaşmayacağız” masalımız “asla yenilmeyeceğiz.”

İnsanı aşan bir ideoloji yoktur.

Özgürlük iyiliğin rüzgârıdır.

Anadolu Mayası dediğimiz şey bizi aşılamak için bekliyor.

Bir ana çıkıp yüreğinden gelen bir sesle duyuruyor bize Diyarbekir’den.

Bir polisimiz hatırlatıyor toprağı serinleten son nefesiyle.

Diğer yandan Yenikapı’da yüzükoyun dindarlık görüntüsü.

Bu yanda milletin iradesini hiçe sayan “sana Ankara’yı dar ederiz densizliği”

Daha İstanbul’dan dua almadan Türkiye’yi alma hırsında bir İmamın oğlu.

Birlikte oldukları zamanları eleştirip sorgusuz itaatten doygun keyifler elde etmiş taifenin umut tacirlikleri.

Önce kafalar özgür olmalı diyen şarkıcı kızın giyimi üzerinden aklınca bize dayatmaya çalıştığı muasır medeniyet seviyesi.

İyi sonlanacak ve kötü zamanlar geçiren “Anadolu Mayası Masalı”nda son bir haftanın da özeti bu son bir kaç lakırdı.

Anlaşılmadan ölen ve talihsizlikleri hala devam eden Oğuz Atay’ın, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ve daha nicelerinin bekleyişi.

Ve aklı ve kalbi özgür bu toprağın erdemli düşünürlerinden Yalçın Koç hocanın mütevazı isyanı.

Evet masalı yeniden tarif edecek ve iyi sona doğru götürecek küçük ama umut verici kıpırdanmalar devam ediyor.

Sabah oluyordu ve biz de masala bir hafta ara verelim.

Umudunuz daim iyiliğiniz az olsa da sürekli olsun.

Kalın emanette.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.