Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Mahmut AYDIN

Mahmut AYDIN

“Mumdan gemilerle ateş denizinden geçtiğimiz” bir süreçte, aynaya tüm gerçekliğimizle, tüm çıplaklığımızla bakıp sorumlu davranmak zorundayız.

ELMANIN KURDU

4 Kasım 2018 Pazar 23:14:08
1258 kez okundu.

                                           ELMANIN KURDU

“Türkiye yine kritik bir maça çıkıyor.”

Bu söz, spikerlerin ağzında neredeyse  elli altmış yıldır aynı.

Hiç normal maçımız olmaz, her maç ölür ölür diriliriz. Hayat memat maçlarımızda çoğu kez bize memat düşer, o ayrı bir konu.

Ülkemizin tüm seçimleri futbol maçlarımız gibi hep  “çok kritik”tir.  Araştırmacılara, köşe yazarlarına, siyasilere baktığımız zaman yıllardan beri her seçimi maçlarımız gibi ölüm kalım savaşı çizgisi üzerinden yorumladıklarını çokça duyarız. Tıpkı futbol spikerlerimiz gibi çoğu kez haklıdırlar da…

Yine çok kritik bir maçın/seçimin arifesindeyiz.  Seçim arifelerinde ilk kazan parti teşkilatlarında kaynamaya başlar. Özellikle de yerel seçimlerde kaynayan kazanın fokurtusu çok daha şiddetli olur. Kaynayan kazanın fokurtusu teşkilatın dışına sızmasın diye, parti zarar görmesin diye sıkılı yumruklara, sıkça alınan nefeslere, kenetlenmiş dişlere, bilenmiş kinlere rağmen ciddi bir izole çalışması yapılır ancak bu konuda çok da başarılı olunamaz.  Zira çokça nefis girer araya. Nefsin varlığı beraberinde hırsı, gıybeti, kini kibri getirir. Değerler, parti tüzükleri, dava anlayışları, ehliyet, liyakat böyle ortamlarda hak getire.

Özellikle bu seçimin teşkilatlardaki kazanı çok daha şiddetli kaynayacak gibi görünüyor. Zira bir tarafta menfaat için partileri kullanan menfaat çeteleri,  diğer tarafta siz yeterince nemalandınız sıra bizde diyen başka akbaba güruhu. Bunların her ikisine de tepkili olan fakat yalnız kaldıkları için suskun, küskün ama samimi ayrı bir grup. Bunların arasında gidip gelen yalaka ve dalkavuk tipleri de işin içine katınca mevcut durumun kazanı  bilmem kaç rıhter ölçeğinde sallanan  dünya gibi çalkalanır  İmalar, suçlamalar, iftiralar…

Sonuç: Sadece kir…

Bu kir, ülkemin geleceğini tehdit eden bir mikroba dönüşüyor maalesef. Fillerin/ kirlilerin tepişmesinden zarar gören hep gariban Anadolu insanı oluyor.

Söz konusu vatan olunca kendini tankın altına atan, bombalara koşan, sokakları o cılız bedenleri ile çelikten bir duvara çeviren Anadolu insanı, en iyi insanlar tarafından yönetilmeyi hak ediyor.

Hangi siyasi partiden olursa olsun, özellikle yerel seçimlerde, şahsi ikballerine ülkenin manevi değerlerini de payanda ederek, bin bir takla atarak yönetmeye talip olan liyakatsiz kişiler bu ülkenin altını oyduklarını bilmeliler. Egolarından, hırslarından, menfaatlerinden kurdukları ikbal tahtını terk etmeliler. Bilmeliler ki kestikleri şey sadece kendi bindikleri dal değildir. Bilmeliler ki içini oydukları elma sadece kendi elmaları değildir.

Bilmeliler ki  iletişimin bu kadar yaygın olduğu bir dünyada  insanları tanımak çok kolay. Özellikle göz önünde bulunan yönetici  konumundaki insanların samimiyeti/samimiyetsizliği, becerisi/ beceriksizliği, ahlakı/ahlaksızlığı, temizliği/kirliliği, aç gözlülüğü/ cömertliği, kibri/tevazuu…  Net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bol şifreli bir dünyanın varlığı aynı zamanda bolca ifşaların da varlığıdır.  Bunu bilmeli ve buna göre yönetmeye talip olmalı ya da bulunduğu koltuğu liyakat sahibi insanlara bırakmalıdır.

Önümüzde dünya ölçeğinde kritik çok maçımız var. Ortadoğu coğrafyasında kaybetme lüksümüzün olmadığı çok kritik maçımız var. Üçüncü dünya savaşının çokça konuşulduğu, siyasi, ekonomik, politik ve dini savaşların arifesinde kazanmak zorunda olduğumuz, en azından kaybetmememiz gereken çok ciddi maçlarımız var.

“Mumdan gemilerle ateş denizinden geçtiğimiz” bir süreçte, aynaya tüm gerçekliğimizle, tüm çıplaklığımızla bakıp sorumlu davranmak zorundayız. Sorumlu davranmamanın aynı zamanda bir sorun ürettiğini, bu ülkenin de içten üretilen sorunlara ayıracak bir saniyesinin bile olmadığını bilmeliyiz.

Velhasıl, elmanın kurdu, sadece kendi elmasının içini oymuyor. Bu ülke menfaat kurtlarından çok çekti. Elmayı her ısırdığımızda kurt korkusu ile yaşamak istemiyoruz. 15 Temmuz destanıyla birlikte tarihinde yüzlerce kahramanlık destanı bulunan bu millet en iyi şekilde yönetilmeyi hak ediyor. 

Bu böyle biline…

 

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.