Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Murat BUĞRA

Murat BUĞRA

İnsanlık ailesini bir bütün olarak tehdit eden gelişme (siz buna fırsat da diyebilirsiniz) ne Mars’tan ne de diğer gezegenlerden geliyor… Tehlikenin bizzat insan eliyle yaratılmakta olduğuna inanmak güç.

Yapay zeka: Pandoranın kutusu açıldı mı?

23 Ekim 2018 Salı 12:17:24
2183 kez okundu.

İnsanlık ailesini bir bütün olarak tehdit eden gelişme (siz buna fırsat da diyebilirsiniz) ne Mars’tan ne de diğer gezegenlerden geliyor… Tehlikenin bizzat insan eliyle yaratılmakta olduğuna inanmak güç. Kimi bilim adamı için insanlığın kıyameti kimileri için de kurtuluşu olarak lanse ediliyor; ‘yapay zeka”… İnsan ırkını önümüzdeki günlerde bekleyen tarihi bir sınavdan söz edebiliriz. Küresel güç savaşları ve rekabetin sınır tanımadığı günümüz dünyasında insanlığı tehdit eden bir teknoloji ile baş etmek mümkün olabilecek mi? Tarihin öznesi, bilfiil ana aktörü olan insan, yapay zekanın ivme kazandığı yakın bir zaman diliminde tarihin bir nesnesi olmak gibi büyük bir risk ile karşı karşıya kalabilir! Korkunç gerçek şu: İnsan zekasını yenebilecek özelliklere sahip bir teknoloji (yapay zeka) ilanihaye insanoğlunun yeryüzündeki imparatorluğuna son verebilir…

Yapay zeka teknolojisi alanında görülen sınır tanımayan gelişmeler, meselenin felsefesini bile yapamadan insan ırkı açısından kritik bir aşamayı niteliyor günümüzde. Edebi ve felsefi açıdan varoluşçu tezler, ideolojik yaklaşımlar, yapı bozumcu tüm öneri ve tartışmaları şimdilik bir kenara bırakalım, zira tehdit söz düzleminde konuşulmasını abes kılacak kadar hayati!

Hayal gücünün tüm sınırlarını aşarak, çok kısa bir zaman dilimi içinde dünyanın en büyük icadı haline gelen yapay zeka bugün en önemli tartışma nesnesi durumunda.

Öyle ki tehlikenin büyüklüğü -siz bunu meselenin aciliyeti şeklinde de okuyabilirsiniz-, karşısında Birleşmiş Milletler’in harekete geçmesi ve yapay zekanın insanlık için tehdit ve sakıncalarını araştırmak için bir Lahey’de bir merkez kurması sıradan bir gelişme değil. Yapay zeka ve Robotlar konulu merkezde, otonom robotlar alanındaki gelişmelerden, kitlesel işsizliğe ve buna yönelik riskler kapsamlı araştırmaların konusu olacak. Araştırmalar nasıl bir eksende yürüyecek, sonuçları ile birlikte nasıl bir kriz yönetimi devreye sokulacak, bunu tahmin etmek için henüz erken. Ancak, bu konuda uzun uzadıya düşünmenin anlamı yok, zira şimdiden yapay zekanın geldiği nokta ve sonuçları hakkında önümüzde dikkate almamız gereken çok sayıda rapor ve analiz var...

“Pandoranın kutusu bir kez açılırsa kapatılması zor”

Yapay zeka konusunda şu an için dünya iki kutba bölünmüş görünüyor. Bunlardan biri; yapay zekanın insanlık tarihinin görebildiği en büyük tehdit olduğu algısı, diğeri ise insanlığın en büyük icadı olduğu iddiası. Hangi tezin daha dominant olup olmadığına ilişkin temel ölçüt ise yapay zeka konusunda yaşanan pratik gelişmeler olacak.

Gün olmasın ki otorite isimler arasında yapay zekanın insanlık için ne anlam ifade ettiğine dair hatırı sayılır bir tartışma yaşanmasın. Onlardan biri geçtiğimiz günlerde Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ile SpaceX ve Tesla gibi şirketlerin üst yöneticisi Elon Musk arasında yaşandı. Musk yapay zeka alanındaki gelişmeleri ‘ medeniyetin şu ana kadar karşılaştığı en büyük tehlike olarak niteliyor. Zuckerberg ise, aksine bir görüşte ve Elon Musk’ı bu alanda derin bir bilgisizlikle suçluyor. Tartışmanın önümüzdeki günlerde yeni tezlerle sürmesine ise kesin gözüyle bakabilirsiniz...

İçinde Elon Musk’ın da yer aldığı 26 ülkeden 116 uzman çok yakın bir zamanda imzaladıkları bir mektupla yapay zekanın tehlikelerine karşı BM’nin harekete geçerek, yapay zekanın askeri amaçlarla kullanılması ve insan ırkını tehdit eden kullanım yöntemlerinin engellenmesini istedi. Uzmanların BM’ye yazdıkları açık mektupta şu can alıcı noktalara dikkat çekildi:

“Geliştirilmeleri durumunda otonom silahlar, savaşların daha önce eşi benzeri görülmemiş bir ölçüde, insanların kavrayabileceği hızdan kat kat daha hızlı gelişmesine yol açacaktır. Bu silahlar teröristler tarafından kullanılabileceği gibi hacklenmeye de müsait olacaktır. Harekete geçmek için çok zamanımız yok. Pandora’nın kutusu bir kere açıldıktan sonra onu kapatması zor olacak.”

Bazı uzmanlar savaşlarda yapay zekanın kullanılmasının cephelerdeki askerlerin güvenliğini artırabileceğini savunsa da buna karşı çıkanlar yapay zekanın vereceği kararlarla savaşların daha kolay çıkabileceğinden endişe ediyor.

Yapay zeka konusunda yaşanan teknolojik ilerlemelerin hızı karşısında panik havasında açıklama yapan konu uzmanlarının ortaya koydukları tablo hiç de iç açıcı değil. Zira kimine göre, ufukta görünmeye başlayan süper güçlü robotlar varlığımızı tehdit ediyor ve bunların, 'işgalci varlıklar' statüsünde değerlendirilmeleri gerekir. İşin vahim yönü ise, söz konusu bu endişelerin, uzun bir zaman dilimini kapsamıyor olması. Yani bu anlamda bir kaç yıl içerisinde bir robot devrimi yaşanabilir…

Anglia Ruskin Üniversitesi’nde evrim biyoloğu olarak görev yapan Dr. Ben Garrod: “Beni endişelendiren şey, robotların etkilerinin insanlığı tehdit edebilecek denli büyük boyutlarda olabileceği. Biz yüz binlerce yıldır, hatta belki de milyonlarca, evrim yaşıyoruz. Fakat bu şeyler buldozer gibi evrim sürecinde önlerine çıkan ne var ne yoksa yıkıp dökercesine gelişiyorlar. Bu gidişatı hangi noktada durdurabileceğiz? Tıpkı işgalci güçlere benziyorlar.” “Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde, en azından fiziksel olarak yapabildiğimiz bir çok şeyde bizi alt eder güce erişmiş olacaklar. Fakat beni asıl korkutan şey, bizim gibi hareket etmeleri, hatta bize benzeyecek olmaları değil. Asıl sorun, bizim gibi düşünmeye başlayacak olmaları” diyor…

Sydney'deki New South Wales Üniversitesi'nden yapay zeka profesörü Toby Walsh, yapay zekanın da diğer teknolojiler gibi iyi veya kötü amaçlar için kullanılabileceğini söylüyor: "Yapay zeka eşitsizliği ve yoksulluğu yok etmek, iklim değişikliği ve küresel finansal krizin getirdiği sorunlarla başa çıkmak için kullanılabilir… Aynı teknoloji otonom silahlarla savaşları endüstriyelleştirmek için de kullanılabilir. Hangi türden bir gelecek istediğimize karar vermemiz gerekiyor.”

Kitlesel işsizler ordusu yolda…

Aslında yapay zeka konusunda yaşanan en büyük itiraz iki alanda boy gösteriyor: Birincisi nerede ise insan gibi karar alma özelliklerine sahip robotların giderek, insan istihdamının yerine kullanılıyor olması. Yakın bir zamanda, pek çok mesleğin ifa edilmesinde, insan zekasına sahip, karar alma yeteneği olan, seri ve güçlü performanslı robotların insan yerine tercih edilebilecek olması, çalışma alanı açısından kitlesel işsizler ordusu yaratabilecek cinsten.

Dünya Ekonomik Forumu'na göre, önümüzdeki yıllarda işgücü piyasasında 7.1 milyon iş tarih olabilir. PwC araştırma şirketinin raporunda da, yapay zekanın İngiltere'deki işlerin yüzde 30'unu ortadan kaldırabileceği öngörülüyor. Nitekim Almanya'nın en büyük bankası Deutsche Bank'ın CEO'su John Cryan, yapay zekâ ve otomasyon geliştikçe robotların 'abaküs görevi gören' bazı çalışanların yerine geçebileceğini ifade ediyor. “Bankalarımızda mekanik işler yaparak robotlar gibi davranan çalışanlarımız var. Yarın bir gün, insanlar gibi davranan robotlarımız da olabilir".

Narrative Science’ın geçen yıl yaptığı bir ankette kuruluşların %38’inin halihazırda yapay zeka kullandığı, bu rakamın 2018 yılında %62’ye çıkmasının beklendiği tespit edilmişti. Forester Research 2017 yılı içerisinde 2016 yılına kıyasla yapay zekaya yönelik yatırımda %300’ün üzerinde bir artış beklediklerini ifade ediyor. IDC 2016 yılında 8 milyar dolar olan yapay zeka piyasasının 2020 yılı içerisinde 47 milyar dolara ulaşacağını öne sürüyor.

İkincisi ise yukarıda belirttiğimiz üzere yapay zekanın askeri amaçlar ve hedefler için kullanılmasında duyulan kaygılar. Karşısında çocuk, kadın ayırımı yapmaksızın bu makinaların savaşta kullanılma ihtimali, sadece yapay zekanın mucitleri tarafından değil, dünyanın önemli bir kesiminin de en büyük korkularından biri.

“Küresel liderliği yapay zeka belirleyecek”

Rus lider V. Putin’in yapay zeka konusundaki flash açıklamaları tüm dünyanın dikkatini bu alana kaydırdı diyebiliriz. Putin bu açıklamaları, ülkesindeki eğitim-öğretim döneminin ilk günü için video konferans yöntemiyle verdiği "açık ders" etkinliğinde dile getirmişti. Olağan konuşması devam ederken Putin sözü bir ara nasılsa yapay zeka konusuna getirdi. Ülke genelinde bir milyondan fazla öğrencinin izlediği tahmin edilen açık derste, yapay zeka teknolojisine hakim devletlerin aynı zamanda dünyanın geleceğinde de söz sahibi olacağını söylüyordu Rus lider… Dünyanın sonradan üzerinden kalın çizgilerle geçmek zorunda kaldığı sözlerinin devamında ise Putin, şunları dile getirdi: "Yapay zekâ sadece Rusya'nın değil tüm insanlığın geleceğidir. Burada çok büyük imkânlar olduğu kadar henüz öngörülemeyen tehlikeler de var. Bu alanda lider olan ülke dünyanın da yöneticisi olacaktır…"

İşin tuhaf tarafı ise Rus liderin yapay zeka konusunda öngörülemeyen tehlikelerden söz etmesiydi konuşmasında? Sözü edilen tehlikeler neler olabilirdi? Geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden dünyanın sayılı fizik bilimcilerinden İngiliz Stephen Hawking, bu konuda en net açıklamayı yapan isimlerin başında geliyor. Hawking’e göre kontrol edilmediği takdirde düşünen makineler (yapay zekalar) insanlığın sonunu getirebilir… Hawking, sihirli sözcüğü tek bir kelimenin içine sığdırmıştı: kontrol… Kapitalist rekabet sisteminde, bu kelimenin bir anlamı olabilir miydi? Hangi ülke, insan ırkının kıyameti olarak öngörülen bu teknolojiden kendi ulusal çıkarlarını soyutlayarak vazgeçebilir? Bir başka ifade ile bu teknolojinin salt insanlığın çıkarları ve insanlığa hizmet kapsamında kullanılması konusunda, ne tür iyimser bir yaklaşım genel bir kabul görebilir…

Hawking, "Yapay zeka, kendisini geliştirmeyi sürdürebilir ve hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir. Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz" diyor. ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığı olan dahi fizikçi de yapay zeka teknolojisi aracılığıyla konuşabiliyor. Intel'e ait bir akıllı telefon klavye uygulaması olarak çalışan bu teknoloji, Prof. Hawking'in ne düşündüğünü anlayabiliyor ve kullanmak isteyebileceği kelimeleri önerebiliyor.

Hayal gücünün sınırlarını aşan niteliği ile yapay zeka, bu kez dünya siyasetinin en başat öznesi haline geldi. Devler liginde, lideri tanımlayan ve gelecek dönemin ana aktörünü imleyen gelişme, yapay zeka alanında ülkelerin sağladıkları başarı performansı ile öne çıkmış olacak…

Devler liginde devasa yatırım alanlarından biri olarak öne çıkan yapay zeka konusunda, önümüzdeki yıllarda insanlığı daha büyük bir rekabetin beklediğini söylemek mümkün. İşin tehlikeli yönü ise bu rekabetin insanlığına hayrına olup olmayacağı konusunda kafaların karışık olması…

Gelişmiş ülkeler arasındaki savaş teknolojileri ve silahlanma yarışı yapay zeka ile birlikte ivme kazanacak gibi görünüyor. Belki de bu yüzden olsa gerek Elon Musk haklı olarak, üçüncü dünya savaşının sırf bu nedenle ortaya çıkacağını söylerken, insanlığa ciddi bir çağrıda bulunuyor.

Yapay zeka konusunda en fazla söz sahibi olan ülkenin çok daha güçlü ve huzurlu olacağı yönündeki iddiaların gerçeği çapıttığını ifade eden Musk’a göre yapay zeka, başka şirketler ve ülkeler tarafından silahlı kuvvetlerle alınacak bir noktaya gelebilir… Elon Musk, “Yapay zekâya karşı çok dikkatli olmalıyız. Eğer insan neslini en çok tehdit eden unsur ne derseniz, bence bu yapay zekâ. Bilim insanları arasında giderek kabul gören görüş, ulusal veya uluslararası boyutta düzenlemeler yapılması gerektiği. Bu şekilde, aptalca bir şey yapılmasının önüne geçebiliriz. Yapay zekâ ile iblisi ortaya çıkarıyoruz. Okuduğumuz hikâyelerdeki gibi pentagram ve kutsal su ile iblisi kontrol edemezsiniz.” diyor.

Elektronik insan statüsü yolda…

Facebook’un pazarlama alanında kullandığı iki chat-bot arasında yaşanan yazışmalar, yapay zekaya sahip robotların bir süre sonra kendi aralarında özel bir iletişim dili geliştirdiğini ortaya koyunca, bu alanda yaşanan tartışmalar da ivme kazandı. Facebook’un pazarlama konusunda eğittiği chat botların insanlara anlamsız gibi gözüken bir konuşma dili geliştirmesi karşısında Facebook çareyi sistemin fişini çekmekte buldu…

Deepmind şirketi, Googl’un yapay zeka konusunda önemli keşiflere imza atan bir kuruluşu. DeepMind, yakın bir zamanda robotlara yeni anılar edinme ve hatırlayabilme özelliği kazandırmak gibi önemli gelişmelere imza atmış, adını bu alanda duyuran kuruluşlardan biri. Google’ın yapay zekaları dünyanın en iyi Go oyuncularıyla yaptıkları karşılaşmalarda kazanan taraf olmuş, insanın kendinden daha zeki robotlar yaratabileceğini kanıtlamışlardı. İşin kaygı verici tarafı ise şuydu: Google’ın yapay zekâları bir oyunda kaybedeceklerini anladıkları zaman öfkelenmeye ve kazanmalarını sağlayacak agresif stratejiler geliştirmeye başlamış olmalarıydı…

Kimilerine göre insanlığın sonu kimilerine göre ise insanlığın kurtuluşu olarak görülen yapay zeka tam olarak nasıl tanımlanabilir? Yapay zekâ için, insanların düşünme yöntemleri ve özelliklerinin makinalara aktarılması ve kimi insan faaliyetlerinin robotlar tarafından yapılmasıdır denilebilir. Yapay zekanın ilk başlarda sadece düşünme yöntemlerini analiz ederken, ikinci aşamaya geçerek, faaliyetleri daha iyi yapabilmeyi öğrenebilen ve bunları geliştirebilen bir noktaya ulaştığını söyleyebiliriz.

Akıllı telefonlardan arabalara, hukuktan pazarlamaya uzanan geniş bir alanda hizmet veren bir teknolojiden söz ediyoruz. Pek çok alanda yapay zeka çalışmaları söz konusu. Otomobil sektöründe insansız arabalar geliştiriliyor. Askeri silah üretiminde kendi başına karar alabilen ve uygulayan projeler yaygınlık kazanıyor. Bu gelişmeler, pek çok sorunu gündeme getirse de, AB bir tık daha ileri adım atmış gözüküyor. Avrupa Parlamentosu’nda yapay zekaya statü tanınması ve elektronik insan olarak hak ve sorumluluklarının belirlenmesi için önemli gelişmelerin yolda olduğunu söyleyebiliriz.

Bilim insanlarının/en azından bir bölümünün yapay zeka konusundaki yorum ve analizleri çok da umut verici değil. Yapay zeka konusunda yapılan yatırımlar, artan güç mücadelesinde de kritik bir anlam ifade ediyor. Dünyanın devlerini de, güç mücadelesinin ana belirleyeni de, ekonomik alanda bunu bir fırsata dönüştürme aracı da öyle gözüküyor ki yapay zeka teknolojisinden geçiyor… Dünyanın ve insanlığın önümüzdeki aylarda/yıllarda en büyük baş ağrıtan sorunu için bakalım BM’den nasıl bir açıklama gelecek?

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.