Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Rasim YILMAZ

Rasim YILMAZ

Sayın Cumhurbaşkanımızın Kırgızistan gezisini, resmi diplomasinin dışında kamu diplomasisi açısından ele almak gerekirse askeri ve siyasi, ticari ve ekonomik, tarihi ve kültürel olmak üzere üç faklı diplomatik başlık altında değerlendirmek mümkündür.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kırgızistan Diplomasisi

15 Eylül 2018 Cumartesi 13:24:29
1100 kez okundu.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, resmi görüşmelerde bulunmak üzere 1-3 Eylül 2018 tarihleri arasında Kırgızistan'a resmi ziyaret gerçekleştirmiştir. Cumhurbaşkanımız bu ziyaretinde geleneksel diplomasi çerçevesinde Kırgızistan Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı ve diğer resmi yetkililerle ikili ve heyetlerarası görüşmelerde bulunurken kamu diplomasisi çerçevesinde de bir takım etkinliklere katılmıştır.

Resmi görüşmelerin yanında bütünüyle etkin bir kültür diplomasisinin de yürütüldüğü bu gezide, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü Kurucu Koordinatörü olan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sayın İbrahim Kalın ile yeni “devlet ve hükümet sistemi” nde kamu diplomasisine ilişkin faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun’un da yer aldığı geniş bir heyeti beraberinde götürmesi Cumhurbaşkanımızın, bu gezinin ince güç diplomasisi boyutuna ne kadar önem verdiğini göstermektedir.

Cumhurbaşkanının bu gezisini resmi diplomasinin dışında kamu diplomasisi açısından ele almak gerekirse askeri ve siyasi, ticari ve ekonomik, tarihi ve kültürel olmak üzere faklı üç diplomatik başlık altında değerlendirmek mümkündür.

Askeri ve Siyasi Diplomasi Açısından;

Kırgızistan Parlamentosu’nda Kırgız-Türk Dostluk Grubu’nun oluşturulması ile iki ülkenin parlamenterleri arasındaki siyasi ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi sağlanacağı gibi devletlerarası daha güçlü ve kalıcı dostlukların tesis edilmesinin de temelleri atılmış olacaktır. Bu dostluk duygusunun ulusal ve uluslararası siyasi sorunların çözümünde iki ülkenin birlik içinde hareket etmesine yol açacağı açıktır. Bununla beraber, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyelik seçimlerinde Kırgızistan’ı destekleyeceklerini belirtmesi, Türk devletinin ve halkının Kırgız devletinin ve halkının her zaman yanında olacağını göstererek taraflar arasında karşılıklı güven duygusunun canlanmasını sağlayacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanının verdiği en önemli mesajlardan birisi savunma sanayi konusunda oldu. Başkan Erdoğan, Rusya ile S-400 anlaşması yapıldığını ve birilerinin bu anlaşmadan rahatsız olduğunu belirtti ve “kimseden izin alacak değiliz” diyerek bölgesel veya küresel hiçbir aktörün Türkiye’nin kararlarına müdahale edemeyeceğini stratejik bir dil ile dünya kamuoyuna duyurmuş oldu. Bu söylem ile Türkiye,devlet olarak kendi kararlarını kendisi veren bölgesel bir güç olduğu gerçeğini küresel egemen güçlere karşı en güçlü biçimde ilan etmektedir.

Cumhurbaşkanının bir diğer mesajı da terör örgütü FETÖ konusunda oldu. Cumhurbaşkanı, FETÖ terör örgütünün sadece Türkiye için değil aynı zamanda Kırgız devleti ve halkı için de büyük bir tehdit unsuru olduğunu yüksek bir ses ile ifade etmiştir. Cumhurbaşkanı bu sözleri ile örgütün Kırgızistan’da ki varlığının ikili ilişkilerin önünde ciddi bir sorun olduğu, Türkiye’nin yaşadığı hain ve alçak tedhiş eylemlerini Kırgız devletinin de yaşayabileceği, gerekli önlemleri zamanında almaları durumunda zarar görmeden bu terör örgütünü bertaraf edebilecekleri konularında farkındalık oluşturarak örgüt mensuplarının Kırgız ülkesinde gezmelerinin ve faaliyette bulunmalarının engellenerek tehlikenin farkına varmaları hususunda resmi yetkililere mesajlar vermiştir.

Cumhurbaşkanı, özellikle Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’a ait olan “fitne gizli olgunlaşır” sözlerine de yer vererek terör sorununun çözümünde ortak bir kültürel hassasiyet ve duyarlılık oluşmasını sağlamıştır.

Ticari ve Ekonomik Diplomasi Açısından;

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu gezi esnasında dünya kamuoyuna vermiş olduğu en dikkate değer mesaj ekonomi alanında olmuştur.

Küresel egemen güç odaklarını dünya ticareti ve küresel ekonomi üzerinde hakim kılan ve sistemi bu güç odaklarının kontrolü altında tutan temel faktör, doların dünya ticaretinde asal ve referans para birimi olmasıdır. Üst akıl, uluslararası ticaretin (özellikle petrolün) yalnızca dolar ile gerçekleştirilebilmesi ile sadece küresel sermayeyi yönetmekle (sermayenin küresel egemen güçlerin avucuna akması) kalmamakta aynı zamanda küresel ölçekte ekonomi ve enerji politikalarını da belirlemektedir. Ülkeler, uluslararası ticaretlerini yapabilmek için hem dolar temin etmek zorunda kalmakta hem de Amerika Birleşik Devletleri'ne bağımlı hale gelmektedir. Küresel güçler, dünya ticaretinin kurallarını kendi yönetimlerinde olan bazı uluslararası kuruluşlar (IMF, WTO, WB, BIS) aracılığı ile koymakta ve bu sistemle çatışan ülkelerde siyasi, toplumsal yada ekonomik kargaşa çıkartarak o ülke liderini ortadan kaldırmakta ve ülkenin yönetimini bu sistemle uyumlu çalışma konusunda anlaştığı kimselere bırakmaktadır.

Uluslararası ticaretteki bu sistemsel bağımlılığın farkında olan Cumhurbaşkanımız, “Güçlü ilişkilerimiz olan devletlerden başlamak üzere tüm ülkelerle yerel paralarla ticaretin imkânlarını sonuna kadar zorlayacağız. Kırgızistan ile de ticaretimizi artırırken yerel paralarla ticaret imkânlarını değerlendirebileceğimize inanıyorum” diyerek egemen küresel güçlere karşı en büyük başkaldırının mesajını vermiştir. Döviz kuru üzerinden bu günlerde yürütülen saldırının hedefinin, Türkiye’yi ekonomik olarak teslim almak olduğunu kaydeden Erdoğan, milletimizin bu küresel sisteme teslim olmayacağı konusunda kararlılığını ortaya koyarak tüm dünya kamuoyuna meydan okumuştur. Bu karşı duruşun, “Dünya Beşten Büyüktür” karşı duruşundan daha fazla ses getirici bir duruş olduğu tartışmasız bir gerçektir.

Tarihi ve Kültürel Diplomasi;

Sayın Cumhurbaşkanımız, Kırgızistan gezisi boyunca “Ata Yurdu Kırgızistan”, “Bozkır Bilgelerinin Diyarı” ve “Manas’ın Evladı Kırgız Dostlar” gibi betimlemelere temas ederek ortak kültür ve değerler üzerinden etkin bir kamu diplomasisi yürütmüştür. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bizler soyumuz bir, geçmişimiz bir, inşallah geleceğimiz de bir kardeşleriz. Kırgızistan’la ortak kültürümüzün harcıyla ördüğümüz bağlarımız, geçmişte olduğu gibi gelecekte de bizi ayrılmaz dostlar kılmaya devam edecektir” diyerek iki ülke halkı arasındaki ortak tarih ve medeniyet bilincini diri tutmanın gerekliliğini ortaya koymuştur.

Kültürel diplomasi alanında en önemli etkinlik belki de Kırgızistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 3. Dünya Göçebe Oyunları organizasyonu oldu. Bu geniş katılımlı spor organizasyonunun ana destek sağlayıcılığını Türk Hava Yollarının üstlenmesi ve TİKA, AA ve TRT gibi kurumların paydaş olarak bu organizasyonda yer alması ortak medeniyete ve kültüre iki ülke olarak birlikte sahip çıkılmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bununla beraber, Dünya Göçebe Oyunlarının 4’üncüsünün, 2020 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak olması da ortak kültürel değerlerin ve tarihi derinliğin canlı tutulması konusunda tarafların ne kadar kararlı olduklarını göstermektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kardeş ülkelerle eğitimden kalkınmaya, kültürden turizme kadar her alanda iş birliklerini derinleştirmek istediklerini, kültür, eğitim, bilim, gençlik, spor, arşiv ve kütüphanecilik gibi çok çeşitli sahalardaki çalışmalarda hem devlet düzeyinde hem de sivil temaslarda ülkelerimizin çalışmalarını yoğunlaştırmasının önemini belirtmiştir. Bu kapsamda TİKA vasıtasıyla Kırgızistan’da yürütülen hastane, okul, ekmek fabrikası gibi projelerle devletten devlete kamu diplomasisinin yanında 1.700 Kırgız öğrenciyi Türkiye’de ağırladıklarını, 4.375 Kırgız gencine Türkiye Bursları kapsamında eğitim verdiklerini belirterek devletten halka kamu diplomasisinin de en güzel örneklerini sergilemiştir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.