Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Zeynel Abidin TÜRKOĞLU

Zeynel Abidin TÜRKOĞLU

Uzun, sancılı, uykusuz bir geceyi mi sonlandırıyoruz ya da gecenin zifiri karanlığını göreceğimiz endişesi ile sımsıkı kapattığımız kalın perdelerimizi mi açmaya korkuyoruz?

CESARET

15 Eylül 2018 Cumartesi 00:34:45
1248 kez okundu.

Gerçek ne kadar korkunç olursa olsun yüzleşmek, sorunun çözümü için adım atmak çok önemlidir. Ekonomik bir savaşın muharebe meydanı haline gelmiş olan vatanımızda son kertede bizler ya öleceğiz ya da olacağız. Tarih boyunca tarihe yön vermiş, tarih yazmış bu millet hep bağımsız ve özgür kalmıştır. Hiçbir zaman esareti kabul etmemiştir. Esaret, kölelik bu millet için ölüm demektir. Bunun için de bize gösterilen veya görmemizi istedikleri kriz senaryolarına karşı cesaretle ilerlememiz gerekiyor. Ya sorunların nev'ine, cesametine, karmaşıklığına, nereden geldiğine bakmadan üzerine gidip yıkıp oyunu biz kurarak istiklalimizi kazanacağız ya da o gerçeklikle yüzleşip bir bedel ödeyeceğiz. Galiba ödenecek bedel öyle gözümüzü korkutuyor ki bir türlü sorunu kökünden çözecek bu cesareti gösteremiyoruz. Lâkin ortada olan şudur; Her iki ihtimalde de istiklalimizi kazanıyoruz. Yüzleşmediğimiz her kriz, sorun ve kağıt üzerinde yazılı teorilerden dolayı başkalarının oyuncağı, kuklası, kölesi oluyoruz. Tarih boyunca istiklalimiz ve istikbalimiz için verdiğimiz savaşlardan hep başarıyla çıktık. Her seferinde politik ve ekonomik olarak güçlendik. Neticesinde toplumun yaşam kalitesi ve kendine olan özgüveni yükseldi. Bulunduğumuz konum ve tarihin üzerimize yüklediği sorumluluk nedeniyle yalnız biz değil büyük bir coğrafya da bundan payına düşeni aldı, alıyor. Yapılan büyük seferler öncesi büyük felaket tellâlları hep olmuştur. Zaferle sonuçlanan seferler sonrası felaket tellallığı yapanlar ise "Yanılmışız" "Nasıl oldu yahu? Kitaba göre böyle olmamalıydı" gibi zavallı taaccüb ifadeleriyle köşelerine çekilmişlerdir. Bazı zamanlar keskin bir tavırla net kararlar almak gerekir. Elbetteki bunu gerçeklerden kopmadan rasyonel, ayakları yere basan bir akılla yapmak gerekiyor. Detaylarda boğularak kaybedilen zaman, para ve en önemlisi inanç oluyor. Sonucunda bedel ödense bile getirileri ödenen bedelin kat ve kat üstünde olmaktadır. Dün de böyle oldu bugün de böyle oluyor ve gelecekte de böyle olacaktır. Ve'l-hasıl-ı Kelam "korkunun ecele faydası yoktur". Ülkemize, milletimize ve gençliğimize bir uyanış ve cesaret meşalesi olması temennisiyle Nurullah GENÇ'in Uyan Artık Yiğidim şiirinin şu mısralarıyla bitirelim: Bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir. 

Bu gözü yaşlı târih, hıçkırıklar senindir
Yeryüzünde çiğnenen bütün haklar senindir
Prangalı hükümler, aydınlıklar senindir.
Yıllardır, uygarlıktan sana hep enkaz kaldı
Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı.
Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır
Külümüzden yükselen duman bizden yanadır.
Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır.
Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır.
Kapıları açacak çoşkun bin niyaz kaldı Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı.


Vesselam.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.