Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Mahmut AYDIN

Mahmut AYDIN

Öğrencilerimle kısa film çalışması yaptık. İlk deneyimimiz, ilk heyecanımız. Teknolojinin hızına yenik düşmüş bir kameramız olsa da ilk deneyim için müthiş bir heyecan bizdeki.

KIRIMA UĞRAYAN HAYALLER

9 Eylül 2018 Pazar 23:57:09
1365 kez okundu.

Öğrencilerimle kısa film çalışması yaptık. İlk deneyimimiz, ilk heyecanımız. Teknolojinin hızına yenik düşmüş bir kameramız olsa da ilk deneyim için müthiş bir heyecan bizdeki.

Azmettik, güzel bir iş çıkardık lakin kurgu ve montaj işlemlerinde altından kalkamayacağımız işlerin olduğunu işin içine girince anladık. Müziğiydi, sesiydi, kurgusuydu derken yoğun bir çalışmanın en ortasında bulduk kendimizi.

İşin altından profesyonel bir yardım almadan kalkılamayacağı gerçeğini geç de olsa tecrübe ettik. Meslek lisesinde radyo ve televizyon bölümü olduğunu öğrendiğimizde bayağı bir rahatlamıştık. Müzik, kurgu ve efekt konularında bize yardımcı olunabileceğini duyduğumuzda mutlu olmuştuk.

Bölüm sorumlusu hocamız, kurgu ve müzik konusunda yetenekli olan öğrencimize yönlendirdi bizi. Çalıştık öğrencimizle, gerçekten de yetenekliydi.

Çalışırken sohbet etme imkânımız da oldu. Derslerini sordum öğretmen refleksiyle. İyi ama olsa ne olur ki hocam, diye yakındı. Neden, diye sorduğumda eğitim sistemimizdeki en temel sıkıntılardan birini dile getirdi. Dedi ki: “Ben meslek lisesinde şu gördüğünüz programlarla bu işi yapıyorum. Bu işi yapabilmek için de haftada on saatten fazla bu işin derslerini aldım. Geliştirdim kendimi. Bu konuda da gayet iyiyim lakin ben bu bölümün lisansını tamamlayabilmem için akademik lise öğrencilerinin çözdüğü kadar matematik, fen, fizik, kimya çözmeliyim oysa benim haftanın üç günü stajım, iki gün de okul derslerim var. Bu okul derslerimin çoğu da alan derslerim. Sayısal ders temelim zayıf olduğu için üniversite sınavlarında istediğim bölümü kazanma şansım yok. Akademik liseden gelen öğrenciler, benim sahip olduğum montaj ve kurgu bilgisinden bihaber lakin daha çok sayısal çözdüğü için benim önüme geçiyor. Bilgisayarın açma düğmesini bile bilmeyen öğrenciler sayısal netleri sayesinde üniversite sınavlarında benim önüme geçiyor. Benim onları bu eğitim sisteminde geçme şansım yok.”

“Bu bana haksızlık değil mi hocam?”

Bir gencin sorunlar yumağının, hayallerinin, geleceğinin en orta yerine kor gibi düşen bu cümle yüz binlerce gencin ortak feryadı.

Meslek lisesinde okuyup, becerisine göre alanını seçmiş yüz binlerce genç, liseden lisansa geçişte deveye hendek atlatabilirlerse belki o sevdikleri, başarılı oldukları ve yeteneklerine göre yönlendirildikleri bölümlerin lisansını tamamlayabilirler. O hendeği atlayan deve sayısı istatistiki verilerin en diplerinde seyrediyor maalesef.

Genci, ailesini, toplumu mutlu etmeyen bu sistemin çözümü yok mu acaba? Bu sistem siyaseten de var olan iktidarların işine yaramıyor zira bu sisteme çözüm bulmayan siyasiler de günah keçisi olarak ilan ediliyor.

Eğitimin iki kanadına vurgu yapan Sayın Milli Eğitim Bakanı’ndan umutluyuz zira yıllarca bu ülkede hayal kanadı kırılan gençler kör topal uçma hayali ile çırpınıp durmaktalar. Hayal kanadı kırılan gençlerimiz; ümitsizlikle birlikte karamsarlığa, karamsarlıkla birlikte atalete, ataletle birlikte anlamsızlığa, anlamsızlıkla birlikte yok oluşa doğru sürüklenmekteler.

Basit dokunuşlarla güzel çözümler üretilebilir. En basitinden meslek lisesinde okuyan bir öğrencimizi TYT (Temel Yeterlilik Testi) sınavından sonra kendi alanıyla ilgili bir teste tabi tutulabilir ve o sıralamaya göre de yetenekli olduğu lisans bölümüne yerleştirilebilir. Bilmem bunun teknik alt yapısı bu kadar zor mu?

Çift kanatlı eğitim sisteminde hayal kanadı kırılan gençlerimiz ilk deneyimlerinde kırıma uğruyor.

Sokaklarda, caddelerde ve hemen hemen her ailede kırıma uğramayan genç yok gibi.

Bu aynı zamanda gençlerimize yapılan bir zulüm. Bu zulme mecbur ve mahkum olan gençlerle nasıl mutlu ve müreffeh bir gelecek inşa edeceğiz?

Bu mümkün mü?

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.