Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Zeynel Abidin TÜRKOĞLU

Zeynel Abidin TÜRKOĞLU

Bu tabiri nerede okumuştum, kimden duymuştum hatırlayamıyorum. Ama daha ortaokul lise çağlarında aklımın bir köşesine nakşettiğim muhakkak.

Yürek Medeniyeti

26 Ağustos 2018 Pazar 14:11:48
1153 kez okundu.

Bu tabiri nerede okumuştum, kimden duymuştum hatırlayamıyorum. Ama daha ortaokul lise çağlarında aklımın bir köşesine nakşettiğim muhakkak. Bizi anlatırken, dindaşlarımı anlatırken, milletimi anlatırken, Doğu'yu anlatırken ne kadar da güzel oturuyor
cümlenin ortasına. Biz aklımızı kullanarak yaşarız ama noktayı yüreğimizle koyarız. 

Yardımlarıyla dünyanın dört bir yanına dağılmış yardım kuruluşlarımızdan IHH'nın Nijerya'da yardim götürdüğü 45 yaşındaki yetim annesi Bahriye Ömer 'in "Türkleri bize Allah gönderiyor. Allah yardım yollayanlardan razı olsun." sözlerinde yine bu tabir aklımda canlandı. Harp okulu dekanı kıymetli tarihçi Prof. Dr. Tufan GÜNDÜZ hocam da bir TV programında Bosna'daki bir yardım olayını anlatırken " Türk beklenendir. Tarih bizi çağırıyor " demişti. Bunlar aklıma gelince kendimi tarihin içinde gezinirken buldum. Biz Türkler memleketleri kılıçlarla gönülleri ise vicdanlarımızla fethettik. Defnettiğimiz her yere medeniyet, refah, bolluk, adalet ve huzur götürdük. Oğuznamelerde de bunun örneklerini görürüz, vekayinamelerde de. Yeni yerleri önce kayıt altına almış toprak, nüfus ve vergisini tespit etmiştir. Buraları güvenli ellere teslim edip yürüyüşüne devam etmiştir. Ama asla kendi haline bırakmamıştır. Her zaman gözü üzerinde olmuştur. Zamanla orada vakıflarını da kurarak sosyal dengenin yok olmasını, insanlarının aç ve açıkta kalmamasını hatta hayvanlarının, yolcularının, misafirlerinin hiç bir eksiklik yaşanmamasını sağlamıştır. Mukaddes yerlerin onarımı, ianesi, korunması, misafirlerin konaklama, sağlık, eğitim, doyurma gibi hayır vakıflarının yanında kurulan Gaziantep'te Kozanlı Camii mektebinde yatılı okuyan fakir aile çocuklarına beşer kuruş ayakkabı parası veren vakıf, Duvar ve sokakları temizleyen vakıf, Meyve ağacı dikme vakfı gibi ilginç hayır vakıflarını sayabiliriz. İstanbul'un fethinde Bizans vatandaşları o hale gelmişlerdi ki "Latin külahı görmektense Osmanlı sarığı daha iyidir" demişlerdir.

Endülüs Devletinin çöküşü ve tarihten silinmesi döneminde yine yanlarında binlerce ötelerde olan Osmanlı vardı. Sultan 2. Bayezid'in İspanya'da olan ve Sefarad olarak adlandırılan yahudiler Osmanlının kucak açması ile yok olmaktan kurtuldular. Yalnızca kendi dindaşları ya da mazlumlara değil tarih boyunca düşmanı olmuş devletlere bile yardımlarını eksik etmemiştir. Fransız kralı Fransuva, Kanuni Sultan Süleyman'ın himayesine girmiş, 1742'de kıtlık yaşayan İsveç'e 1. Mahmut buğday göndermiş, 19.yy başlarında 3. Selim kıtlık yaşayan İngiltere'ya buğday göndermiş, 1847'de Sultan Abdülmecid kıtlık yaşayan İrlanda'ya engellemelere rağmen gemiler dolusu patates gönderilmiş ve bunun üzerine İrlanda'dan meşhur bir teşekkür mektubu gönderilmiş, 1856'da sel felaketine uğrayan Fransa'ya 2. Mahmut yardımda bulunmuş, 1891'de Almanya-da Saale nehir taşkını felaketine Sultan 2. Abdulhamid'in emri ile yardim gitmiştir. Yine İtalya'daki volkan patlamasından dolayı da yardım gitmiştir. Bu listeyi daha da uzatabiliriz. Şu unutulmamalıdır ki bugün maruz kaldığımız ekonomik saldırılar bu milleti zayıflatmaz aksine güçlendirir. İmanını tazeler. Birleştirir. Başka milletlerin sağa sola karıştığı zamanlarda, aksine kucaklaşır. Çok kısa bir zamanda bu sıkıntılı dönemden çıkacaktır.

Türkler tarihte çağ açmış, çağ kapatmıştır. Dün ne yaptıysa bugün de yapacaktır. 

Yüce Allah bu milleti korusun. Güç, irade, feraset, dirayet versin.

Vesselam. 
 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.