Yukarı Çık
Reklam Alanı 018 Metehan Ceylan 15 Temmuz
Süleyman BELEDİOĞLU

Süleyman BELEDİOĞLU

Öğrencinin egosu, ailelerin egosu, öğretmenin egosu, kurumsal egolar ve ilgili uzman hekimin egosu, öğrencinin sınav stresi algısının yaygın ve genel bir durum olarak düşünülmesine neden olmaktadır.

EGO STRESİ

18 Ağustos 2018 Cumartesi 18:02:12
877 kez okundu.

Öğrencinin egosu, ailelerin egosu, öğretmenin egosu, kurumsal egolar ve ilgili uzman hekimin egosu, öğrencinin sınav stresi algısının yaygın ve genel bir durum olarak düşünülmesine neden olmaktadır.

Öğrenci; her şeyi yaptım, çok çalıştım, çok soru çözdüm ama “stresten başarılı olamadım”a sığınıyor.

Aileler, elimizden gelen her fedakarlığı yaptık, genetik kopyamız çocuğumuz aslında başarısız olamadı. “Ah şu stres yok mu? Her şeyin sebebi o!” yaklaşımını sergiliyor.

Öğretmen; ben yeter ki öğrenciye ders anlatayım o kesin öğrenir. “Ama şu stres belası çocuğun, öğrettiklerimi kullanmasını engelliyor” tarzı bir davranış içerisine giriyor.

Eğitim kurumları; biz mükemmel bir kurumuz. Sistemimiz, liderliğimiz, öğrenciye ilgimiz mükemmel, kadromuz öğrenciyi çok iyi eğitiyor, ona gerekli bilgileri öğretiyoruz ama “Ah şu stres yok mu? İşte bütün sorun orada” savunmasını yapıyor.

Hekimler ise; eğitimciler ve aileler tarafından kendilerine pas edilen bu sorunu olduğu gibi alıp kullanıyor. Ve bu bir öğrenci, bu konuda tek başıma karar vermem demektense herkesin başvurduğu yüce mevki gibi davranıyor ve mesleki egoya kapılıp, bu sadece benim işim anlayışından hareket ederek, her probleme stres maydanozu doğramayı tercih ediyor.

Ego stresindeki son durak olan uzman hekim biraz da toplumsal paydaş grupların, bu istem dışı yüklemeleri nedeniyle, ağır bir yük ve sorumluluk altına giriyor.

Bugün ülkemizde stres konusunda, herkes tek adres olarak hekimi işaret eder hale geldi. Hekimler de kendilerini tek adres görmeye başladı.

Ego stresinin en masum kesimi öğrencilerdir. Onlar büyük bir yük altında herkes onlardan başarılı olmalarını bekliyor. Hem de ergenliklerini, gençliklerini, sosyal ihtiyaçlarını unutarak, kırarak dökerek başarılı olmalarını istiyor.

Onlar da bütün gözlerin üzerlerinde olduğu bu zaman diliminde çok çalışıyorlar ama başarılı olamayınca da bir savunma mekanizması olarak “stresten bildiklerimi yapamıyorum” diye kendi kendilerine tanı koyuyorlar.

Bu tanıyı ailelerin yutmasını, biraz da Türkiye koşullarında öğretmenin yutmasını anladık da, hekimlerin yutmasına anlam vermek oldukça zor.

Ego stresi aslında bir anafor gibi, pençesine aldığı grupların kurtulma şansı çok az.

Öğretmen öğrencinin başarısızlığını strese pas ederken hekimin rolünü çalıyor. Hekim öğrencinin başarısızlığını strese bağlarken de öğretmenin rolünü çalıyor.

Bu akla tek bir şeyi getiriyor; öğrenci ve stres konularının paydaşları nitelikli, bilimsel, kalıcı ve sürekli bir işbirliği içerisinde olmak zorundalar. 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.