Yukarı Çık
Başkan Erdoğan'dan İslam İşbirliği Teşkilatı Sosyal İşler Bakanları Zirvesi'nde önemli açıklamalar.
9 Aralık 2019 Pazartesi 17:03:44
214 kez okundu.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Sosyal İşler Bakanları Zirvesi toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Bugün dünya nüfusunun yaklaşık 4'te birini oluşturan Müslümanlar maalesef güçleriyle orantılı, siyasi etkiye ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik düzeyine sahip değiller." dedi. Öte yandan Erdoğan, Fransa'nın başkenti Paris'te, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un emeklilik reformu planına karşı başlatılan protestolara ilişkin, "Paris'te sarı yelekliler çıktı, hadi çöz bakalım, durdur bakalım. Niye durduramıyorsun? Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste." ifadelerine yer verdi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Sosyal İşler Bakanları Zirvesi toplantısında konuştu. Erdoğan, konuşmasında İslam dünyasına önemli mesajlar verdi ve "Türkiye olarak Kudüs ve Filistin'deki zulüm konusunda dile getirdiğimiz itirazlarda çoğu zaman yalnız kaldığımızı hissediyoruz. İsrail'in bu hoyratlığı Batı ülkeleri ve büyük bir üzüntüyle belirtmek isterim ki kimi Arap devletleri tarafından adeta teşvik ediliyor." dedi. 

"İSLAM ÜLKELERİNİ BÖL, PARÇALA, YUT ANLAYIŞIYLA EMPERYALİST ANLAYIŞ YOLUNA DEVAM EDİYOR"

Başkan Erdoğan'ın dikkat çeken bir diğer açıklaması ise "İslam ülkelerini böl, parçala, yut anlayışıyla emperyalist anlayış yoluna devam ediyor. Batı kaynaklı tehditlere karşı çocuklara, kadınlara, yaşlılara, engellilere ne kadar iyi sahip çıkarsak aile yapımızı o derece korumuş oluruz. İletişim araçlarının Batı kaynaklı içeriklerinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan erozyona karşı teyakkuz halinde bulunmalıyız. Sınırlarımızı korurken, zihinlerimizin teslim alınmasına yol açacak her türlü boşluğu, her türlü çatlağı süratle doldurmalıyız." şeklinde oldu

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

"SOMUT ÇALIŞMALAR ORTAYA KOYMALIYIZ"

Sadece düşünmekle, sadece konuşmakla bir yere varılamaz. Hele hele her şeyi başkalarından beklemekle hiç adım atılamaz. İslam dünyasında 1 milyar 700 milyon Müslüman için nerede sorun varsa buna çözüm bulacak somut çalışmalar ortaya koymalıyız.

Böyle davranmak hem Rahibimizin emelidir. Hem de 1400 yılı aşkın medeniyet birikimimizin bize gösterdiği istikamettir.

Bugün dünya nüfusunun yaklaşık 4'te birini oluşturan Müslümanlar maalesef güçleriyle orantılı, siyasi etkiye ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik düzeyine sahip değiller.

Çeşitli sebeplerle kendi içine kapanan İslam ülkeleri, imkanlarını ve enerjilerini heba ediyor, boşa harcıyor.

İnsanlığın bugünkü gelişmişlik seviyesinin temelleri İslam coğrafyasında atılmış olmasına rağmen Müslümanların günümüzde yaşadığı sıkıntıların sebeplerini iyi düşünmeli, analiz etmeli ve çözüm yolları üretmeliyiz.

KUDÜS VE FİLİSTİN AÇIKLAMASI

Türkiye olarak Kudüs ve Filistin'deki zulüm konusunda dile getirdiğimiz itirazlarda çoğu zaman yalnız kaldığımızı hissediyoruz.

İnsanlığın bugünkü gelişmişlik seviyesinin temelleri İslam coğrafyasında atılmış olmasına rağmen, Müslümanların günümüzde yaşadığı sıkıntıların sebeplerini iyi düşünmeli, analiz etmeli ve çözüm yolları üretmeliyiz. Aksi takdirde, sadece şikayet etmekle, sadece dövünmekle, sadece konuşmakla bir yere varamayız. Hele hele çareyi başkalarından beklemekle elde edeceğimiz hiçbir şey olamaz.

İslam İşbirliği Teşkilatı'nı hayal ettiğimiz seviyeye çıkarabilirsek bu sorunlara son verebiliriz. O günlerin yakın olduğuna inanıyorum.

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kuruluş davasında Kudüs vardır. İsrail'in insanlık tanımayan tavrı, Kudüs'teki sıkıntıları yeni bir boyuta taşıdı.

İslam ülkelerini böl, parçala, yut anlayışıyla emperyalist anlayış yoluna devam ediyor.

BAŞKAN ERDOĞAN'DAN MACRON'A SERT TEPKİ

Son NATO zirvesinde Fransa'nın başkanı hala İslami terörden bahsediyor. İslam'ın kelime anlamı barıştır. Siz İslam ve terörü nasıl bir araya getiriyorsunuz. Karşımızda susuyor, NATO zirvesinde konuşuyor. Şimdi sarı yelekliler çıktı sokaklara, hadi durdur bakalım. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.

"DAVAMIZDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ"

Türkiye olarak, Kudüs ve Filistin'deki zulüm konusunda dile getirdiğimiz itirazlarda, çoğu defa yalnız kaldığımızı hissediyoruz. Esasen son yıllarda maruz bırakıldığımız terör saldırılarının ve ekonomik sabotajların gerisindeki sebeplerden birinin de bu ilkeli duruşumuz olduğunun farkındayız.

Ama bedeli ne olursa olsun, Hakkın, hakikatin ve mazlumun yanında yer almayı sürdüreceğiz. Kudüs davasından, Filistinlilerin haklarını savunmaktan ve tüm mazlumlarla dayanışma içinde olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

"HUZURLU BİR TOPLUM HEDEFİMİZE SÜRATLE ULAŞMALIYIZ"

Kadının ve çocuğun uğradığı ruhsal ve fiziksel şiddet sorununu bitirmeden, güçlü aile yapısını inşa edemeyiz. Hep birlikte bu konuda bir seferberlik başlatmalı, "Yaradılanı severiz yaradandan ötürü" anlayışıyla huzurlu bir toplum hedefimize süratle ulaşmalıyız.

Kendi aramızda kuracağımız güçlü işbirliği ve tecrübe paylaşımıyla, bu sıkıntının üstesinden çok daha rahat gelebileceğimize inanıyorum. Toplantımızda, bu konuda somut kararların alınacağını öğrenmekten memnuniyet duyuyorum.

"DURDURMA ŞANSINA SAHİBİZ"

İslam ülkeleri olarak en önemli zenginliğimiz yeraltı kaynaklarından ziyade genç nüfusumuzdur.
Daha da güçlendireceğimiz aile yapımız, sağlam eğitim sistemimiz ve güçlü sosyal dayanışma mekanizmalarımızla, geleceğimizi gönül rahatlığıyla emanet edeceğimiz bir gençlik yetiştirebiliriz. Batı kaynaklı tehditlere karşı, çocuklara, kadınlara, yaşlılara ve engellilere ne kadar iyi sahip çıkarsak, aile yapımızı o derece korumuş oluruz.
Sosyal medya ve televizyon gibi iletişim araçlarının Batı kaynaklı içeriklerinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan erozyona karşı teyakkuz halinde bulunmalıyız. Sınırlarımızı korurken zihinlerimizin teslim alınmasına yola açacak her türlü boşluğu, her türlü gafleti, her türlü çatlağı süratle doldurmalıyız. Bu konuda hiç de iyi imtihan veremediğimizi itiraf etmek durumundayız. Ama kötü gidişi durdurma şansına hala sahibiz. Hep birlikte neler yapabileceğimizi konuşmalı, anlaşmalı ve süratle uygulamaya geçirmeliyiz.

"AİLE İÇİ ŞİDDET, ÖNÜNE GEÇMEMİZ GEREKEN EN ÖNEMLİ TEHDİTLERDEN BİRİDİR"

Müslümanlığımızın en önemli alamet-i farikalarından biri de, aile kurumumuzun gücüdür. Bugün geleceğini tehdit altında gören toplumların tamamının da ortak özelliği, aile kurumunu zayıflatmış, çarpıtmış ve ifsat etmiş olmalarıdır. Gelinen noktada, hiçbir teşvik, hiçbir maddi destek, hiçbir telkin, bu tür ülkelerin aile kurumlarını yeniden ayağa kaldırmaya yetmiyor. Çünkü temel çökmüş durumda.
İslam ülkeleri olarak aile kurumumuza ne kadar sahip çıkarsak, geleceğimize de o derece güvenle bakabiliriz. Kendi ülkem başta olmak üzere, bu konuda hepimize çok önemli görevler düşüyor.
Güçlü aile yapısının güçlü toplum demek olduğunu, bunun da hep birlikte güvenli geleceğimiz anlamına geldiğini tekrar tekrar hatırlamalıyız. Bu bakımdan aile içi şiddet, önüne geçmemiz gereken en önemli tehditlerden biridir.

"HUZURLU BİR TOPLUM HEDEFİMİZE SÜRATLE ULAŞMALIYIZ"

Kadının ve çocuğun uğradığı ruhsal ve fiziksel şiddet sorununu bitirmeden, güçlü aile yapısını inşa edemeyiz. Hep birlikte bu konuda bir seferberlik başlatmalı, "Yaradılanı severiz yaradandan ötürü" anlayışıyla huzurlu bir toplum hedefimize süratle ulaşmalıyız.
Kendi aramızda kuracağımız güçlü işbirliği ve tecrübe paylaşımıyla, bu sıkıntının üstesinden çok daha rahat gelebileceğimize inanıyorum. Toplantımızda, bu konuda somut kararların alınacağını öğrenmekten memnuniyet duyuyorum.
Geçen yıl 43 milyar lira tutarında sosyal yardım ulaştırdık. Bir ülke dışında Türkiye'ye somut destek veren olmadı. Resulayn ve Tel Abyad arasında 1 milyon kişiyi iskan edebileceğimiz bölge için çalışmalara başladık.

"BİZ MÜSLÜMANLAR ARNAVUTLUK'A YARDIM ETMELİYİZ"

Sizlere bir çağrım var. Arnavutluk'ta bir deprem oldu. Orada 51 kardeşimiz öldü. Tüm ailelerine başsağlığı diliyorum. Arnavutluk bir enkaz haline gelmiş durumda. Bizler bir vücudun azaları gibiyiz. Biz Müslümanlar Arnavutluk'a yardım etmeliyiz. Biz destek gönderdik, gönderiyoruz. Kendilerine söz verdik, orada 500 konut yapacağız. Gerekli çalışmalar başladı.

"TÜRKİYE İLK KEZ BU KATEGORİYE GİRDİ"

Bu arada bir müjdeyi belirtmek isterim. İnsani Gelişme Endeksi'nde 189 ülke arasında 59. sıraya yükseldik. Türkiye ilk kez bu kategoriye girdi. Hayırlısı olsun bundan sonra daha iyi sonuçlar da alacağız.

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.